Baş Ağrısı

Akupedia sitesinden
Bu sayfanın onaylanmış revizyonudur; en son revizyon değildir. En son sürümü görüntüleyin.
Şuraya atla: kullan, ara
Baş ağrısının akupunktur ile tedavisi

Baş Ağrısı

Baş ağrısı en yaygın fiziksel şikâyetlerden biridir. Neredeyse herkes hayatının belirli dönemlerinde baş ağrısı geçirir ve herhangi bir tıp kitabında ele alınan birçok hastalığa eşlik eden semptom olarak karşımıza çıkar. Genellikle önemsiz bir rahatsızlık gibi görülse de, ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Bu nedenle baş ağrısı olan her hastanın dikkatli gözleme ve ayrıntılı muayeneye ihtiyacı vardır. Baş ağrılarının akupunktur ile tedavisi, baş ağrısının türü ve meydana geliş sebebi göz önünde bulundurularak ele alınmalıdır. Akupunktur uygulamalarında çoğunlukla karşılaşılan iki tür baş ağrısı bulunur. Bunlar damarsal ve gerilim tipi baş ağrısıdır.

Baş Ağrısının Meydana Gelme Çeşitleri

Bugüne kadar, baş ağrısını artıran kraniyal sütrüktürlerin mekanizmaları farklı uzmanlar ve klinik analizler tarafından araştırıldı. Wollf, kafatası

ve yüzün neredeyse bütün sütrüktürlerinin ağrıya duyarlı olduğunu gösterdi. Kafatası kemiğinin kendisi zaten duyarlıdır. Aksine, kranyum içindeki

intrakraniyal sütrüktürlerin hepsi ağrıya duyarlı değildir. Onlara doğru akan venöz sinüsler ve kortikal damarlar, anteriyor ve posteriyor çukurun sert zarı, beyni şekillendiren Willis çemberinin tabanındaki serebral atardamarlar ve onlardan yükselen majör atardamarların paroksimal kısımları ve bu intrakraniyal sütrüktürlerden ağrı lifleri taşıyan beşinci, dokuzuncu ve onuncu kraniyal sinirler ağrıya duyarlı sütrüktürlerdir. Pia-araknoid ve dura materin geriye kalan kısımlarının çoğu, ventriküllerin ependimal zarı, koroid pleksus ve beynin kendisi normal ağrı uyaranına karşı duyarsızdır. Beyincik çadırının yukarısındaki sütrüktürlerden ağrı baş gösterdiğinde, genellikle başın frontal, temporal ve paryetal bölgelerinde etkili olur ve beşinci kraniyal sinir aracılığı ile iletilir. Beyincik çadırının aşağısındaki sütrüktürlerin uyarılmasıyla ile baş gösteren ağrı ise genellikle oksipital, alt oksipital ve üst servikal bölgelerde kendini belli eder ve üst üç servikal sinirde olduğu gibi dokuzuncu ve onuncu kraniyal sinirler aracılığı ile iletilir.


Baş ağrısının ana faktörleri aşağıdaki gibidir:

1.Yukarıda değinilen intrakraniyal ve ekstrakraniyal kan damarlarının genişlemesi ve gevşemesi.

2.Başın ağrıya duyarlı sütrüktürlerinin yangısı.

3.Meninjiyal iritasyon.

4.Baştaki duyarlı sinirler üzerinde doğrudan basınç.

5.İntrakraniyal basınçdaki değişiklikler

6.Başın başka bir yerindeki zararlı uyarıdan ağrı yayılması ve sevki.

7.Psikojenik sebepler|- Ağrının, baştaki ve boyundaki kasların sürekli kasılmasından ötürü meydana gelmesi ve bazı vakalarda sefalik damarların olası genişlemesi.

Akupunktur Tedavisi

Baş ağrısını modern ilaçlar azaltamamasına rağmen, akupunktur yine de son çare olarak görülmektedir. Fakat akupunktur rahatsızlıkla ilgili bütün vakalarda, özellikle de nükseden ve kronik baş ağrılarında, güvenle uygulanabilecek bir yöntemdir. Ve ayrıca hastalıktan ötürü meydana gelen ilaç bağımlılığını da tedavi edebilir.

Akupunktur noktalarının seçimi

Akupunktur noktaları başın lokasyonuna göre belirlenir ve her zaman 2-4 nokta iki taraflı olarak iğnelenir.


Kafanın bütünü

    Baihui              (YD-20)                                 
    Fengchi             (G-20)                                   
    Taiyang             (Ekstra-2)                               
    Hegu                (KB-4)                                   
    Lieque              (L-7)                                    
    Kunlun              (B-60)                                 
    Weizhong            (B-40)                                         
                                                             

Oksipital bölge

     Fengchi            (G-20)
     Houding            (YD-19)
     Hegu               (KB-4)
     Kunlun             (Me-60)
     Fengfu             (YD-16)

Temporal bölge

     Taiyang            (Ekstra-2)                               
     Fengchi            (G-20)                                       
     Hegu               (KB-4)                                
     Yanglingquan       (G-34)  

Frontal bölge

     Yintang             (Ekstra-1)      
     Zanzhu              (Me-2)
     Hegu                (KB-4)
     Taichong            (Ka-3    
     Yangbai             (G-14)
     Neiting             (Mi-44)
                                

Paryetal bölge

      Baihui              (YD-20)
      Fengchi             (G-20)
      Hegu                (KB-20)
      Taichong            (Ka-3)
      Taixi               (K-3)

Akupunktur Manipülasyonu

İğne, güçlü bir “deqi” hissi yakalamak amacıyla hızlı bir insersiyonla batırılır. Bu his en üst düzeyde hissedildiğinde, ağrının derecesine bağlı olarak iğne 1-2 dakika döndürme, batırma veya batırma-döndürme şeklinde hareket ettirilir. Genellikle, iğneler 20-40 dakika kalır ve 10 dakikalık aralıklarla 1-2 dakika uyarılır.

Kronik baş ağrısı için akupunktur tedavisinin en etkili süreci günde bir veya iki günde bir olmak üzere 1-3 kürdür. Bir kür 10 seanstan oluşur. Eğer hasta tedaviye olumlu yanıt vermezse, tedaviye 3-5 gün ara verilebilir ve bir sonraki seanslar için farklı akupunktur noktaları seçilir, veya elektro-akupunktur herhangi başka bir tedaviden daha iyi olabilir. Kulak noktaları, alın, art kafa ve altçene her defasında üç gün sonra değiştirilen kalıcı iğneler kullanılarak iki taraflı bir şekilde iğnelenir. Hastaların çoğu ilk 10 seansa yanıt verir.

Gerilim Tipi Baş Ağrısı

Daha önce kullanılan terimler stres kaynaklı baş ağrısı, kas sıkışması sonucu meydana gelen baş ağrısı, psikojenik baş ağrısı, normal baş ağrısı, idiopatik baş ağrısı ve esansiyel baş ağrısı şeklindeydi.

Baş ağrılarının çoğunluğu gerilim, endişe ve depresyon kaynaklıdır. Bunlar en yaygınlarıdır ve büyük olasılıkla popülasyonun çoğu belirli dönemlerde gerilim tipi baş ağrısı çekmiştir. Gerilim tipi baş ağrısının teşhisi, fizik muayenesi yeterli bulgular ortaya koyamadığında ve eğer hastanın şikâyetleri arasında baş ağrısı varsa yapılmalıdır. Bu baş ağrıları devamlı olabilir ve genellikle günün sonuna doğru ortaya çıkar ve hasta haftalar ve aylarca sürecekmiş gibi görünen ağrılardan şikâyet eder. Nadiren şiddetlidir ve uykuyu böler fakat ağrı kesiciler genellikle etkili değildir. Gerilim tipi baş ağrısının tam mekanizması bilinmemektedir. Gerilim tipi baş ağrısının sebeplerinden biri, zihinsel veya fiziksel kaynaklı olup başın ve boynun iskelet kaslarının istem dışı aralıksız devam eden kasılmasıdır. Bu tür gerilim tipi baş ağrıları genellikle baskılayıcı ve sıkan karakterdedir, orta ve hafif şiddette, iki taraflı ve ağrısı fiziksel aktivite ile artmayan ve genellikle başın etrafında bir sargı veya verteksde bir basınç hissi olarak ortaya çıkan türdendir. Gerilim tipi baş ağrısı, hastalar tarafından genellikle “mengene gibi” , “ezici” , “katlanılmaz” , ve “kafatasına doğru bir tırnak hareket ettiriliyormuş gibi veya başın üst kısmında baskı yapan bir makine hissi” gibi kavramlarla tanımlanır. Eğer ağrı boyunda meydana gelirse, omuzlara doğru yayılabilir.

Vaka Geçmişi

W.H iki yıldır baş ağrısı çeken bayan bir hasta. Hasta devam eden baş ağrılarından muzdarip olduğunu söyledi. Başımın tam üstünde bir ağırlık var gibi ve genellikle etrafında da sıkı bir sargı varmış gibi ve bazen ensemde bir sertlik hissediyorum. Tüm gün devam ediyor fakat uykumu bölmüyor. Ağrı kesici ilaçlar aldım, ağrılarım geçmedi. Hastanın muayene sonuçları normaldi.

Bu tipik bir gerilim tipi baş ağrısıdır. Doğrudan sorgulama, hastanın rahatsızlığının komşu ile kavga etmesinin ardından başladığını ortaya çıkardı.

Tedavi ve daha fazla kür

Akupunktur tedavisi yukarıda tasarlandığı gibi başlatıldı. İki taraflı akupunktur noktaları, Fengchi (G-20) ve Hegu (KB-4) ve tek nokta Baihui (YD-20) seçildi. Yukarıda bahsi geçen akupunktur noktaları eş zamanlı olarak iğnelendi. İğneler 30 dakika boyunca takıldığı yerde kaldı. Toplam yirmi seans uygulandı. Dördüncü seanstan sonra hiçi ağrı kalmadı. Devam eden seanslar esnasında herhangi bir ağrı durumu rapor edilmedi.

Takip

Takip eden 10 ay süresince hasta herhangi bir ağrı yaşamadı.

Vasküler baş ağrıları

Vasküler kökenli birçok klinik baş ağrısı sadece intrakraniyal ya da ekstrakraniyal olarak sınıflandırılamaz. Özellikle de ateş, enfeksiyon ve migrenle bağlantılı olan baş ağrılarıdır.

Migren türü baş ağrısı

Migren baş ağrısı esasen ekstrakraniyaldir. En yaygın nörolojik rahatsızlıklardan biridir. Ailevi bir hastalıktır. Hastaların en az % 60’ında aile hikayesi ele alınır. Migrene zeki insanlarda ve profesyonel uğraşları olan kişilerde daha sık rastlanır. Çevresel faktörler atakların başlamasına katkıda bulunabilir ve nadiren de olsa migren anevrizmalar veya anjiyomata gibi sütrüktür lesyonlar tarafından başlatılır. Baş ağrılarının bu grubu Classification Committee of the International Headache Society tarafından tanımlanmış ve sınıflandırılmış 7 majör kategoriden oluşur: (Cephalagia, 1988, Vol 8, Supplement 7, 19-28)

1.Aurasız Migren 4-72 saat süren ataklar halinde meydana gelen ve tekrar eden idyopatik bir hastalıktır. Baş ağrısının tipik karakteristikleri tek taraflı lokasyon, hafif ya da şiddetli yoğunluk, rutin fiziksel aktivite sonucu artış ve mide bulantısı, foto- ve fonofobi ile bağlantıdır.

2.Auralı Migren Daha önce kullanılan terimler klasik migren, oftalmik-, hemipareztetik-, hemiplejik-, afazik migren ve komplike migren. Beyin zarına veya beyin sapına kesin surette lokalize edilebilir nörolojik semptom ataklarıyla ortaya çıkan ve tekrar eden idyopatik bir hastalıktır. Genellikle 5-20 dakikakadan fazla bir sürede meydana gelir ve 60 dakikadan az sürer. Baş ağrısı, mide bulantısı ve / veya fotofobi genellikle doğrudan gelen veya bir saatten az bir aradan sonra gelen semptomlardır. Baş ağrısı çoğunlukla 4-72 saat sürer, fakat tamamen kaybolabilir.

3.Oftalmoplejik Migren İntrakraniyal lezyonların eksikliğindeki bir veya daha fazla oküler kranyal sinir felcine bağlı olarak tekrar eden baş ağrısı atakları tarafından karakterize edilir.

4.Retinal Migren Monoküler lokal körlük veya bir saatten daha az süren körlüğün tekrar eden atakları tarafından karakterize edilir ve baş ağrısı ile bağlantılıdır. Oküler veya strüktüral vasküler rahatsızlıklar göz ardı edilmelidir.

5.Çocukluk Çağı Periyodik Sendromu Daha önce kullanılan terim migren ile eşdeğerdir. 6.Migren Komplikasyonları (daha önceki migren türü için kod ve ayrıca komplikasyon)

7.Yukarıdaki kriterlere uymayan migren rahatsızlığı

Migreninin bir şekli olduğu düşünülen, fakat migren türlerinin herhangi biri için işletimsel teşhis kriterlerini tam olarak karşılamayan baş ağrıları. Akupunktur uygulamasında çoğunlukla karşılaşılan aurasız migren ve yukarıdaki kriterlere uymayan migrenöz rahatsızlıklardır.

Vaka Geçmişi

K.Z. 28 yaşında ve beş yıldır periyodik baş ağrıları olan kadın bir hasta. Baş ağrısı genellikle temporal bölgede meydana geldi. Başlangıçta tek taraflı iken, daha sonra iki taraflı ve hatta genele yayılan bir hal aldı. Ağrı sadece bu süreçte başa vurdu ve daha sonra yerini sabit bir ağrıya bıraktı ve gün içinde saatlerce sürdü. Belki de ayda defalarca ortaya çıkan ataklar vuku buldu. Mide bulantısı ve kusma seyrekti. Baş ağrısı öncesi herhangi bir semptom yoktu. Ağrı 0.3 ile 0.6 gm dozundaki aspirine yanıt vermedi, her iki saatte bir tekrar etti. Ayrıca barbitüratlar, kafein veya amfetaminin küçük miktarda kullanımları da fayda sağlamadı. Ağrı orta ve şiddetli derecedeydi. Ağrı şiddetlendiğinde, 60 mg kodein fosfat gerekti ve ergotamin tartarat da ağrıyı yok edemedi. Hastanın annesinin de benzer bir rahatsızlığı vardı. Muayanede kadının zeki olduğu sonucuna varıldı. Akli durumu normaldi ve herhangi bir anormal nörolojik bulguya rastlanmadı. Bu bir migrenli vasküler baş ağrısı vakasıdır.

Tedavi ve daha fazla kür

Hasta aşağıda anlatıldığı gibi tedavi edildi.

Oriküla tedavi: Alın, oksipital ve mandibüla noktaları kalıcı pres iğnelerle uyarıldı.

Vücut noktaları: Taiyang (Ekstra-2), Fengchi (G-20), Hegu (KB-4).

Hem oriküla tedavisi hem de vücut akupunkturu eş zamalı olarak haftada iki kez uygulandı. On seans uygulandı, üçüncü seansdan sonra hiç atak olmadı.

Takip

Hasta takip eden 10 aylık süreçte herhangi bir atak yaşamadı.

Meninjiyal iritasyondan ötürü meydana gelen baş ağrısı

Meninjiyal iritasyon birçok şiddetli baş ağrısının sebebidir. Tipik ısrarcı, vuru şeklinde olan veya yakan bir baş ağrısıdır. Genellikle ense sertliği ve refleks kas spazmı üreten ve servikal korddan ortaya çıkan sinir köklerinin inflamatuvar tutulumuna göre şekillenen Kernig işareti gibi meninjiyal iritasyonun diğer belirtileri ile bağlantılıdır. Başın hareket ettirilmesi ile ağrı artar ve yatağa hareketsiz bir şekilde uzanıldığında azalır. Ağrıya menenjitin çeşitli türleri veya damar dışına çıkmış kan (subaraknoid kanama), hava (pnömoensefalografi), radyopak sıvı (miyelografi) gibi subaraknoid alana infektif olmayan yabancı irritan maddelerin girmesi sebep olur.

Terapötik Yaklaşım

Meninjiyal iritasyonun sebep olduğu baş ağrısının tedavisi nedensel bozukluktur. Akupunktur tedavisi hastayı ağrıdan kurtarmak için tamamlayıcı olarak uygulanabilir. İki taraflı Taiyang (Ekstra-2), Fengchi (G-20), Hegu (KB-4) ve tek nokta Baihui (YD-20) seçilir. Çok güçlü uyarım elde etmek için iğne elle veya elektrik gücüyle uyarılır. Maksimum düzeyde his yakalandığında, iğneler 1-2 boyunca elle uyarılır manevra edilir. İğneler bu pozisyonda yaklaşık bir saat kalır ve eğer ağrı şiddetli ise 5-10 dakikalık aralıklarla uyarılır. Hastalar günde bir kez tedavi edilir. Bir kür tedavi dokuz seanstan oluşur.

Eğer hasta tedaviye iyi yanıt vermezse, akupunktur tedavisi kesilir.

İntrakraniyal kaplayıcı lezyonların sebep olduğu baş ağrısı

İntrakraniyal neoplazma ve apsenin sebep olduğu baş ağrısı genellikle duranın (beyin zarlarından biri), intrakraniyal kan damarlarının sıkışması veya deformasyonundan ve intrakraniyal basınçtaki değişiklikler ve bazen de hassas sinirler üzerindeki direkt basınçtan ötürü meydana gelir. Bu genellikle zonklayan veya yakıcı bir ağrı olarak tanımlanır ve çoğunlukla nöbetler halinde gelir. En çok gece ve sabahın erken saatlerinde ortaya çıkar. Tümörün kademeli büyümesi ile birlikte, baş ağrısı daha uzun ve devamlı hale gelme eğilimindedir. Baş ağrısı genellikle güç harcama, coşku, hapşırma, öksürme, eğilme, kusma ve tabure üzerinde bükülme (abdest bozma esnasında) ve belki de en kötüsü hasta sabah uyandığında kendini gösterir. Ağrı vücudun pozisyonundan etkilenebilir. Örneğin, hasta uzandığında veya bir tarafına yattığında olabilir. Bu ağrı normal bir oturma düzeni alındığında azalabilir. Genellikle papil ödemi ve kusma gibi intrakraniyal basıncın diğer yükselme belirtileri ile bağlantılıdır, fakat intrakraniyal bir tümörü teşhis etmek için tüm bu semptomların ve işaretlerin mevcut olması gerekmez.

Terapötik Yaklaşım

İntrakraniyal kaplayıcı lezyonların sebep olduğu baş ağrısının tedavisi nednesel bozukluktur. Eğer lezyon ameliyat edilemezse, ağrıyı azaltmak için akupunktur tedavisi uygulanabilir.

Uygulanan teknik, Baihui (YD-20), Taiyang (Ekstra-2) ve Hegu (KB-4) akupunktur noktalarının iğnelenmesidir. Genellikle iğneler bir saat kalır. Tedavi toplamda 10 seans olmak üzere günde bir kez uygulanır. Tümörün sebep olduğu baş ağrısının tedavisinde herhangi bir elektrik uyarımı kullanılmaz. Eş zamanlı olarak kulak noktaları, alın, oksipital ve mandibula kalıcı pres iğneler kullanılarak iğnelenebilir. Dört ila dokuz seans bir kürü oluşturur. Eğer hasta tedaviye iyi yanıt vermezse, akupunktur kesilir.

Baş ağrısının akupunktur tedavisi üzerine klinik araştırma

Akupunkturun Klinik Terapötik Sonuçları

İki yüz yirmi dört gerilim tipi ve vasküler baş ağrısı akupunktur ile tedavi edildi. Her hasta nörologlar tarafından muayene edildi. Vasküler ve gerilim tipi baş ağrılarının teşhisi klinik kriterler temel alınarak yapıldı. Organik rahatsızlıkları olan hastalar, her hastaya uygulanan laboratuar ve radyoloji çalışmaları sonucu ekarte edildiler. Hastaların semptomları modern tıp tarafından iyileştirilemedi. Vakaların tümü üç gruptan oluştu, grup A (64 vaka), B (53 vaka) ve C (107 vaka). Grup A hastaları vücut akupunkturu, grup B hastaları elektro-akupunktur ve Grup C hastaları ise kulak akupunkturu aldılar. Grup A,B ve C’ deki olumlu sonuç oranları sırasıyla yüzde 76.5, 84.9 ve 81.2 idi.